Bir kutu kolanın da 5 yıl hatırı olmalı en azından...
30 Haziran 2011 Perşembe
Bence.
Bir kutu kolanın da 5 yıl hatırı olmalı en azından...
28 Haziran 2011 Salı
Love.
We are monkeys
We are false, we're untrue
We should be in the zoo with our uncles
And if you don't believe
Go and climb up a tree and you'll love it
You're a fool to believe anymore
So believe you're a monkey
27 Haziran 2011 Pazartesi
Copy paste.
+ Hahahha, Turgut iyisin di mi?
- Çorum'a tayinimi istedim. Haftaya belli olacak. Gidicem buralardan. Mandıra da var bizim orda zaten. Süt sağsın orda gülseren de napıyım.
18 Haziran 2011 Cumartesi
Ben zaten her acının tiryakisi olmuşum.
Her bişeyler bunca acıyken yine de her türlü sorumluluğu almaya razı olup aslında düşlediğinden çok daha farklı bir insan olduğunun farkına varmak ise...
Bilemedim.
9 Haziran 2011 Perşembe
Böyle cacığa rakı mı dayanır?
Bugün kendimi HIYAR gibi hissediyorum
Hani dilim dilim doğrasalar beni
Marmara,
Ege,
Karadeniz,
ve hatta Akdeniz cacık olur diyorum...
Öptüm Barış abi yanaklarından.
5 Haziran 2011 Pazar
14 Mayıs 2011 Cumartesi
İki oldu valla.
Bu tat iyi mi oldu şimdi dersin?
Bak şimdi de canım margarita istedi. Öyle başka bi geceye geçiverdim. Neyse...
Hediye aldım ben sana bi tane ama daha sonra vericem.
Aklıma bişey gelirse gine yazarım. Hadi.
13 Mayıs 2011 Cuma
Maeby.
The Music_Bleed From Within yolluyorum sana Lissoo.
Ayrıca the roof is on fire.
Maybe. Baby.
22 Nisan 2011 Cuma
Haydi.
Bir takım dünyanın en yetenekli insanları bölümlerini bırakmasınlar. Canları sıkıldı mı gelsinler, monopoly oynarız.
Kedim az önce kusmuğunu yedi.
Ben hafiften temizliğe başlıyım.
8 Nisan 2011 Cuma
Sinirlendim.
11 Mart 2011 Cuma
Dudağımı ısırdım.
Yaşadığımız yerler bunca büyükken kafalarımızın bu kadar küçük olması çok ironik bence.
Evimde film izlemeyi seviyorum ben çünkü istediğim zaman durdurabiliyorum filmi. Beni düşündürücek bir cümle yazdığında senarist, onu duyduğum anda durup düşünebiliyorum. Hüzünlü sahneler gelirse aniden içerden peçete almaya gidebiliyorum. Anlamını bilmediğim bir kelime olursa sözlükten bakabiliyorum. İnsanlarla konuşurkenken de durdurmak istiyorum o yüzden onları. Belirli kelimeleri vurgularken onları durdurup suratlarındaki ifadeyi incelemek istiyorum. Söylicek söz bulamadığımda durup biraz düşünmek istiyorum. Ya da söylicek çok sözüm olduğunda yine durup biraz düşünmek istiyorum. Ve ben her durdurmak istediğimde zaman aksine hızlanıyor. Hızlı zaman. Nobody likes that.
Aptal zaman demişken mesela neden çay çok sıcakken içilebilme sıcaklığına kavuşması asırlar sürerken tam en süper sıcaklığına gelince buza dönmesi 5 saniyesini filan alır ki?
İkinci sesleri hep daha çok sevmişimdir. Kısıktırlar ama duyulurlar. Sanki istedikleri gibi nefes alabilir gibiler ayrıca. Kendi kendinin patronu olmak gibi bişey. İyi bişey.
Neyse özlemişim bak gine.
Haydi öptüm.
23 Şubat 2011 Çarşamba
21 Şubat 2011 Pazartesi
She's coming down fast. Yes she is! Yes she is!..
Where i stop and i turn and i go for a ride.
Till i get to the bottom and i see you again.
I'm coming down fast but i'm miles above you.
Tell me tell me tell me come on tell me the answer.
Well you may be a lover but you ain't no dancer.
Helter skelter helter skelter helter skelter.
Will you, won't you want me to make you?
I'm coming down fast but don't let me break you.
Tell me tell me tell me the answer.
You may be a lover but you ain't no dancer.
Look out helter skelter helter skelter helter skelter!
Late a little, i know that.
Hayatımdan uzaklaşırken bana sadece bir sayfa aldım demiştin. Ben o sayfanın hangisi olduğunu hiçbir zaman bilemedim.
Eğer bir gün yolun İstanbul'a düşerse bana da gel olur mu?
Umarım kendini artık hep değerli hissediyorsundur. Umarım müzik dinleyip, düşünüp, yalnız kalıp, ağlayıp, hayaller kuruyorsundur hala. Ve umarım basit biri olmadığının farkına varmışsındır çoktan çünkü eskiden hep öyle sanardın.
Ve umarım hala bişeyler düşünürken pürüzlere sürtüyorsundur parmaklarını.
Özür dilerim,
Nurşah.
Tatlı.
Daha çok güzel eğlenceli günler şerefine.
17 Şubat 2011 Perşembe
Soruyorum.
Aşık olmuş yine. Isn't she lovely?
16 Şubat 2011 Çarşamba
Pray.
Biliyor musun flütünün sesini özledim.
Your spirit and my voice in one combined.
The phantom of the opera is there inside your my mind.
8 Şubat 2011 Salı
Plak takıldı, adam öldü.
İnsanlara düşündüklerimi yanlış aktarıyorum sanırım. Herkesler de saolsunlar o kadar iyiler ki hep beni mutlu etmeye çalıştıklarından sadece sorular soruyorlar. Ben de cevap vermekten çok suratlarına boş boş bakmak istiyorum. Sonra tavuklar geliyor aklıma and that's not cool.
Ben tam 14 gündür kendi yeni evimdeyim. Sanırım son zamanlarda verdiğim en güzel karar bu oldu. Fakat işte bir yandan da gpaimin 1.80 olmasına sebep oldu ki üzücü çünkü bu yüzden beni büyük ihtimal yurtdışında staja kabul etmicekler. Tabiki biz neyse diyip önümüze bakıyoruz.
Sonunda en başından beri aradığım pembe plakları buldum. Ayın daha en başında biraz pahalıya mal oldu ama olsun yemekten kısarım diye düşünüyorum. Ben hiç daha önce fark etmemiştim bunca ses güzelliğini, bunca değişik güzel enstrüman seslerini ve rtimleri. Çok acayip. Ne kadar boş dinliyormuşuz dedim işte.
Küçüklük fotoğraflarımdaki ağzı kulaklarında halime bürünmüş durumda seviyor, seviliyorum da içim rahat olaydı daha güzel olurdu. Bi yanlışlık mı var acaba blogblog?
14 Ocak 2011 Cuma
We Are The People
Bir keresinde birisi bana demişti ki:
"Sen, büyük olduğun için boş hissediyorsun. Sen, boş değilsin. Diğer insanların dolu olmalarının sebebi küçük olmaları.
Diğer insanlar...
Normal insanlar.
Küçük oldukları için hemen dolmuşlar.
Ama sen,
Biz.
Bizim dolduracak yerimiz var. Çünkü biz sıradan değiliz. Çünkü sen sıradan değilsin.
Dolusun ve boş kalan yerlerini de dolduracak, mutlu bir insan olacaksın. Ve küçük insanlar kıskanacak."
Benim arada sırada içine konuk sanatçılar alan müzikli ballı bir dosyam var. Onun daha dolduracak çok yeri var. Hem değişiklikler yaşanmalı ki değişik değişik dolsun dosya öyle değil mi?
Çok kısa bir sürede çok fazla şeyden ödün verdim. Ve dün, uzun zamandır ilk kez, oturacak rahat bir yerim bile olmamasına rağmen kendimi en dolu hissettim. Gerçekleşeceğinden emin olduğum şeylerin hayalini kurdum ve mutlu oldum.
Bir nebze geleceği gördüm yani.
Senin kucağında Sushi vardı, benim duvarımdaysa Hakkı. Hem de imzalı!
2 Ocak 2011 Pazar
Anam ne doldu yıl.
Tam 7 aydır elimde bir çay tutuyorum azıcık soğusa da içsem diye. Noldu biliyor musun? Önceden haber yolladı, 1 aya soğuyormuş. Yanlış da anlama yani soğumaya başlıyormuş. Artık yavaş yavaş.
2010 bana mükemmel bir hediye verdi. Birkaç hafta sonrasında kendi evimden yazıcam buraya. Böyle oturucam koltuğuma, açıcam müziğimi bir yanımda Sushi, bir yanımda sevdiceğim, hiiiç çıkmıcam evimden dışarı.
Çok da güzel bir sene geçirdim. Bolca uykumu da aldım. Teyze bile oldum.
Milli piyangoyu yine tutturamadık ammaaa sevilenlerle beraberdik. Eh adam olana fazla.
Hadi artık ben gine çok uzun süre yazmam. Ha bir de herkesler twittera yollanmış. Benim ne eksiğim var? Ben de twitter aççam bak tam şimdi. Yeni yıla da bak böyle girmişiz.
1 Aralık 2010 Çarşamba
Nasıl da sarhoş oldum 3 gündür?
It turns out that elimden bişeyler geliyormuş aslında.
Şimdi çok güzel şeyler düşünmekten uykularım kaçıyor yaahu.
Gerçekten perdeler... Gerçekten koltuklar... Gerçekten halılar... Havlularla dolu banyo dolapları...
Ehehheee hadi ben bir bira daha alıyım buzdolaptan ama mutluluktan.
24 Kasım 2010 Çarşamba
Tam
16 Kasım 2010 Salı
Chocolate cream pie. Thank you.
- You know what I love about cooking?
- What's that?
I love that after a day when nothing is sure,
and when I say "nothing" I mean nothing,
you can come home and absolutely know
that if you add egg yolks to chocolate
and sugar and milk, it will get thick.
It's such a comfort.
1 Kasım 2010 Pazartesi
Çok hastayım.
Çay yaptım.
Eldiven taktım.
Şal taktım.
Üzerimde bir tshirt, bir kazak, bir yelek, bir de pike var.
Ve ben titriyorum.
31 Ekim 2010 Pazar
2 adet mutlu mühendis.
Yahu baya güzel ama yani olmaz güzel bu kadar biliyorum. Bir garip bakıyosun gibi oldu ama yok ben abartıyorumdur. Aaaa yok bak gözlerimi kaçırdım. Yapma hadi, söyleme, hadi bakmıyorum sana.
Aaaa yapma duydum işte.
Uykum geldi. Ya ne olcaktı?
İyi geceler.
24 Ekim 2010 Pazar
19 Ekim 2010 Salı
Sevgili Lis,
Keşke sen de içseydin.
Sevgiler,
Narro.
18 Ekim 2010 Pazartesi
0000111010100010101001010100101001010001001010101001001
Çevredeki en bencil insanım.
Senin için bencillik nedir? Senin için bencillik kendini savunma şeklidir. Bazıları için susmadan konuşmaktır bencillik bazıları için duymadan dinlemektir. Sevgidir, nefrettir, umuttur, düşünmektir ve düşünmemektir. Başkasından alıp cebine atmak değil, zaten olanı alıp kendine ayırmaktır.
Bencillik yalnızlık getirir mi sandın? Yalnızlık bencilliği getirir.
Ben senin aksine, daha henüz yalnız kaldım. Alışmam için biraz zaman tanı.
7 Ekim 2010 Perşembe
Mini fırın!
Çok acayip.
Mutsuzluğum geçti yani. Evet.
Bir de her gün öğretmenlerim derslerde tahtada yazanları gösterip bunları hemen anlayamazsınız eve gidip tekrar tekrar okuyup biraz üzerinde düşünmeniz gerek dedikçe düşüncelere dalıyorum. Sonra hemen Dia'dan anlıncaklar listesi oluşuyor kafamda. O da çok acayip. Neyse.
Ayrıca Scorpions baya güzeldi bakalım Goran nassssssı çalıcak. Yaşa!
30 Eylül 2010 Perşembe
26 Eylül 2010 Pazar
Yeni eğitim öğretim yılı.
Gelin artık yoksa ağlicam.
Ben seneye öyle ya da böyle eve çıkıcam.
Ayrıca ders programım da boka benziyor.
19 Eylül 2010 Pazar
12 Eylül 2010 Pazar
Eğer başıma bişey gelmicekse bu ülkeden de, anayasadan da, onu kontrol edenlerden de, onu kontrol ettirenlerden de nefret ediyorum.
Böyle sanki hayal kurmak gibin oluyor. Bir de böyle kurduğun hayali adım adım gerçekleştiriyosun ya işte o zaman çok çok daha güzel oluyor.
Böyle baştan olmaz sanmışsın. Yine de hani olurya demişsin kenara iki kuruş koymuşsun filan. Günler geçtikçe arada bir aklına geliyor olursa ne güzel olur lan diyosun. Gün geçtikçe paran da birikip artıyor tabi. Sonra minik araştırmalar yapmaya başlıyosun. Kalıcak yerler nereleri? Gitsek nası gideriz, ne zaman gideriz filan derken bir bakmışsın hakikatten de olabilir. Neden olmasın?
Heycanlanmışsın böyle ağzın kulaklarında hiii modundayken, tam da karşındakine herşeyleri anlatırken ve hatta anlatmaya çalışırken heyecandan parmakların birbirine dolanırken karşındaki insandan;
"Aaa, oy verdin mi kız?"
sorusunu duymak bence HİÇ DE HOŞ DEĞİL!
26 Ağustos 2010 Perşembe
2 Ağustos 2010 Pazartesi
Tek sorun çikolatamın bitmiş olması.
Tüm duygusallığı bir kenara bırakırsak sanırım tek yazmak istediğim şunlar. Regl dönemlerinin en süper ilacı yalnız olmak. Bir kutu majezik, bir çift uzun çorap, birbirinden tamamen uyumsuz ama kendini içinde çok zayıf hissettiğin pijamalar, bol yastıklı yumuşak bir yatak ve bir de karnını ısıtıp sancılarını gorlamısıyla unutturacak bir kedi herşeyleri çok daha kolaya indirgeyebiliyor.
Sevgilerimle...