30 Eylül 2010 Perşembe
26 Eylül 2010 Pazar
Yeni eğitim öğretim yılı.
Gelin artık yoksa ağlicam.
Ben seneye öyle ya da böyle eve çıkıcam.
Ayrıca ders programım da boka benziyor.
19 Eylül 2010 Pazar
12 Eylül 2010 Pazar
Eğer başıma bişey gelmicekse bu ülkeden de, anayasadan da, onu kontrol edenlerden de, onu kontrol ettirenlerden de nefret ediyorum.
Böyle sanki hayal kurmak gibin oluyor. Bir de böyle kurduğun hayali adım adım gerçekleştiriyosun ya işte o zaman çok çok daha güzel oluyor.
Böyle baştan olmaz sanmışsın. Yine de hani olurya demişsin kenara iki kuruş koymuşsun filan. Günler geçtikçe arada bir aklına geliyor olursa ne güzel olur lan diyosun. Gün geçtikçe paran da birikip artıyor tabi. Sonra minik araştırmalar yapmaya başlıyosun. Kalıcak yerler nereleri? Gitsek nası gideriz, ne zaman gideriz filan derken bir bakmışsın hakikatten de olabilir. Neden olmasın?
Heycanlanmışsın böyle ağzın kulaklarında hiii modundayken, tam da karşındakine herşeyleri anlatırken ve hatta anlatmaya çalışırken heyecandan parmakların birbirine dolanırken karşındaki insandan;
"Aaa, oy verdin mi kız?"
sorusunu duymak bence HİÇ DE HOŞ DEĞİL!
26 Ağustos 2010 Perşembe
2 Ağustos 2010 Pazartesi
Tek sorun çikolatamın bitmiş olması.
Tüm duygusallığı bir kenara bırakırsak sanırım tek yazmak istediğim şunlar. Regl dönemlerinin en süper ilacı yalnız olmak. Bir kutu majezik, bir çift uzun çorap, birbirinden tamamen uyumsuz ama kendini içinde çok zayıf hissettiğin pijamalar, bol yastıklı yumuşak bir yatak ve bir de karnını ısıtıp sancılarını gorlamısıyla unutturacak bir kedi herşeyleri çok daha kolaya indirgeyebiliyor.
Sevgilerimle...
21 Temmuz 2010 Çarşamba
Kime deyim hakkatten?
Böyle bazı zamanlar oluyor bişeyler söylemek istiyorum ama i am not gay u know. Hem zaten aslında baya da her şeyi söyledim. Her şey birleşik mi yazılır lan? Her şey ya da herşey? Ya da ayrı yazılır bak onu biliyorum. Ne fark eder onura koyim ne demek istediğim her türlü anlaşılır. Çok seviyorum abi ben. Çok seviyorum da seviliyorum da çok güzel işte. Ama yanımda istiyorum ama öyle çok demicem çünkü i am not gay. Ama keşke yanımda olsan b’olum. Arkadaşlarım da keşke yanımda olsa. Ulan şimdi hep beraber olsak. Evet hem sevgilim hem arkadaşlarım burada olursa hep beraber olmuş oluruz bunu da bildim ben. Ulan ne masa kurardım size varya fiii… Yeter ki gelin lan. Ablamın nişanından kalma rakılar duruyo hâla yeminlen bak. Şapka geri dönmüş haci ondan kodum. Müzik desen var, içki desen var, muhabbet desen var, e yemek skillerimi de burada tartışmicam yani şimdi baya net güzel yemek yapıyorum. Daha ne lan? Daha ne? Turşu da alırım. Keşke yanımda olsanız lan. Daha fazla konişmicam i am not gay u know…
Tanrım tek başına koyma kulları
Yalnızlığa ancak sen dayanırsın
Eşsiz dostsuz kalanın zordur halleri
Yalnızlığa ancak sen dayanırsın
Şu gelen yar olaydı
Elinde nar olaydı
İkimiz bir gömlekte
Yakası dar olaydı
Yeşil bağın üzümü
Yola diktim gözümü
Ne gelen var ne giden
Kime deyim sözümü
18 Temmuz 2010 Pazar
Bi'şi dicektim.
Ah evet doğru ya, yanındayım. Şimdi yanında değilim. Ama şimdi yanındayım. Sen yanımda mısın? Ah evet doğru yanımdasın. Sen zaten hep yanımdasın.
18 Haziran 2010 Cuma
13 Haziran 2010 Pazar
8 Haziran 2010 Salı
4 Haziran 2010 Cuma
Cherry Blossom Girl
Geliyorsun gidiyorsun. Çiziyorsun, boyuyorsun. İnan ki çok da güzel yapıyorsun.
Bilmem hatırlar mısın bundan aylar önce senden birşey istemiştim.
Belki hatırlarsın.
Ben paramı biriktirdim bekliyorum.
Yanlış anlama zorla bişey yapmanı istemem. İçinden gelirse.
Beklentiler alır beni,
Sevgilerimle,
Nar.
2 Haziran 2010 Çarşamba
One day you'll be cool.
Karşıma geçmişsin ellerini kollarını sallayarak birşeyler anlatıyorsun bana, açmışsın gözlerini de kocaman. Ama ben sana bakmaktan hiçbirşey anlamıyorum anlattıklarından. Birşey de diyemiyorum ama anlat hep zaten dinlerim ben diye düşünürken güneş doğdu ve susuyorum sen anlat dedin. Miş ti di oldu. Bardağın teki devrildi, bira kutusu yuvarlandı, rakı şişesini buldu.
Merhaba ben No. 7. Son iki haftadır yatağıma ya yol yorgunu ya da sarhoş giriyorum. Bu sebeplerden ötürü aklım arada gidip geliyor. Ama sen kusura bakmazsın.
28 Mayıs 2010 Cuma
Young again.
Çünküüüüü;
When you love somebody it's hard to think about anything but to breathe.
When you love somebody and bite your tongue all you get is a mouthful of blood.
When you love somebody it's hard to figure out.
When you love somebody it's hard to think about anything but to breathe.
26 Mayıs 2010 Çarşamba
Kendiyle çelişen kafası karışmış ergenlik dönemi bitişindeki insan.
Bir de diyorum ki belki benim de bir en yakın arkadaşım vardır.
21 Mayıs 2010 Cuma
11 Mayıs 2010 Salı
Ben ders çalışmaya gidiyorum.
27 Nisan 2010 Salı
Sayısal kafası.
Ben bu sabah 9 buçukta ne kadar da düşünmek istemediğimi düşünürken kalktım. 2 games dersine girdim ve yine her zamanki gibi sıkıldım ve yine her zamanki gibi acaba ne yemek pişirsem diye düşündüm. Sonra ne kadar da düşünmek istemediğimi düşündüm. Sonra Dia’ya uğradım. Köpeğin götüne sokulmamış son birkaç sebzeden birkaçını aldım. Sonra annemin gönderdiği kargoyu aldım. Ne kadar da düşünmek istemediğimi düşünürken bir baktım odaya gelmişim.
Ne kadar da düşünmek istemediğimi düşünürken Lis gelmiş.
Ne kadar da düşünmek istemediğimi düşünürken Lis gitmiş.
Ne kadar da düşünmek istemediğimi düşünürken Dinda’nın çinli arkadaşı gelmiş.
Ne kadar da düşünmek istemediğimi düşünürken Dinda’nın çinli arkadaşı gitmiş.
Şimdi de ne kadar da düşünmek istemediğimi düşünürken bunları yazıyorum.
Lütfen ben düşünürken başka yerlerde çok değişik bişeyler oluyor olmasın.
Walla bak bu sefer çok uğraştım ama yine yapamadım.
23 Nisan 2010 Cuma
8 Nisan 2010 Perşembe
Anladın.
Bugün artık işlerin boka sardığının resmidir.
Kalbim sıkışıyor.
Bir de biyer var midemin üstünde böyle boşluk gibi işte tam orası böyle bir garip acıyor ki anlatamıyorum...
Ama yine de anladın mı?
31 Mart 2010 Çarşamba
This song's acustic version is much more better.
Tuvaletin kapısını kapattım. Kilidini çektim. İndirdim pantalonumu tam yeni oturmuştum ki kapının arkasında askıyı gördüm. Daha dikkatlice baktım askının gözlerini gördüm. Askıyla göz göze geldik, tam da zamanında. Utandım hafiften, gözlerimi kaçırdım. Dedim nassın? İyiyim dedi sen nassın? Ben de iyiyim dedim. Öyle bakıştık. Bitti işim hoşçakal dedim askıya, açtım kilidi çıktım.
Tam ellerimi yıkıyordum ki bitmiş tuvalet kağıdı rulosunu gördüm. Dedim hasta mısın? Yok dedi, sömürdü beni şerefsizler. Kendimden utandım, ellerimi üstüme silip çıktım.
Yolda yürümeye başladım. Yürürken kimseyle karşılaşmadım.
Dedim bi çay içeyim. Girdim fikhaneye. Tam aldım çayımı dışarı çıkıyordum ki elimi yaktım. Bardakla gözgöze geldik. Çay da sıcakmış dedim, malum ben soğuk severim. Ananın evi mi sandın sen burayı sultanım dedi çay bardağı, gözlerini kaçırdı. Çekip gitmek istermiş gibi uzaklara baktı sonra iç çekti, arkasını elime yasladı.
Çektim bi sandalye ben de oturdum, bacak bacak üstüne attım. Havada kalmış ayağıma bakıyorken boş boş, yerde yatan izmariti gördüm, meraklandım. Daha da dikkatli bakınca tüten dumanı gördüm ama dicek birşey bulamadım.
10 dakka geçmemişti ki tekrardan yola çıktım. Yürüken de kimselerle konuşmadım.
Odama geldim sonra dikkatlice bakındım. Yastıklarımın gözlerini açık gördüm, daha da susmadım.